[Damacanada görülen hava kabarcığı nedir?]
Damacanalar fabrikaya girdiğinde 2 ayrı makinede 16’şar ayrı istasyonda yıkanmaktadır.
Sonrasında durulanmakta, doldurulmakta ve kapaklanmaktadır.
Dolum yapılan su ise 0,1 mikron mikrofiltrelerden geçirilmektedir.
Yıkama ve son durulama suyuna ozon gazı verilmektedir.
Kararsız olan ozon gazı şişeden, havadan, kapaktan gelebilecek tüm kirlilikleri yok ederek hiçbir koku ve artık bırakmadan tekrar oksijene dönüşür.
İşte görülen bu küçük kabarcıklar ozon gazının oksijene dönüşmüş halidir. Suyun oksijence zengin olduğunu göstergesidir.

--------------------------------------------------------------------------------------------
[Damacanada yeşillenme nedir ve neden oluşur?]
Dönüşümlü ambalajlara konan suda patojen bakteri ve mezofilik aerobik bakteri sıfırdır. Ağzı açılmadıkça hiçbir yeşillenme (Mantar, küf, maya) oluşumu gözlenmez.
Ancak ağzı açılan yada kapağından hava alan damacanadaki su hava ile temasa geçerek havada bulunan patojen olmayan bakterilerden bile etkilenerek yeşillenmeye yol açılır.
Ağzı havaya açık olan tüm sularda da bu etkileşim görülür.

--------------------------------------------------------------------------------------------
[Evdeki,yeşillenme olan kap ve pompaların temizliği]
Öncelikle fiziki bir temizleme ve yıkama yapılmalıdır.
Daha sonra 1 L suya 7 damla çamaşır suyu (parfümsüz, sade) hesabıyla hazırlanmış su doldurulup yada böyle bir suya daldırılıp yarım saat bekletilmelidir. Bu süre sonunda klor kokusu gidene kadar durulanıp, kullanılabilir.

Bu yıkama sıklığı yeşillenmenin şiddetine göre 2-3 haftada bir yapılmalıdır.

--------------------------------------------------------------------------------------------
[Evlerde arıtma cihazı satmak için yapılan tanıtım ]
Yapılan deney bir elektroliz olayı olup, yorumlamaları tamamen tüketiciyi kandırmaktır.Tüm suların içerisinde sodyum, potasyum,kalsiyum, magnezyum, klorür, bikarbonat gibi çözünmüş iyonlar bulunmaktadır. Bu miktarlar saf su içersinde yok denilebilecek kadar azken genelde kaynak suyunda biraz daha fazla şebeke suyunda ve maden sularında ise daha da fazla bulunmaktadır.

Çözünmüş iyonlar ne kadar az ise içine verilen elektrik akımını o kadar az, çözünmüş iyonlar ne kadar fazla ise elektrik akımını o kadar fazla iletirler.

Hazır kahve cezvelerine saf su koyduğumuzda bir türlü kaynamaması, çeşme suyu koyduğumuzda hemen kaynaması da bu olayı açıklamaktadır.

Bu esas içerisinde, su arıtma cihazı satan firmaların evlerde yaptıkları çalışmada suyun içerisine biri demir, diğeri alüminyum olan iki elektrot daldırılmakta ve bu elektrotlara akım uygulanarak elektroliz olayı meydana getirilmektedir.

Elektroliz olayı sırasında demir elektrottaki demir çözünür, suya geçer ve demir III hidroksit oluşur. Bu sırada suda renklenme ve partiküller oluşur.

Bu reaksiyonun hızı sudaki çözünmüş madde miktarına ve uygulanan elektriğin voltajına bağlıdır.

Çözünmüş madde miktarı az olan sular elektriği daha az ilettiği için demir elektrodun çözünmesi daha yavaş olur ve bu nedenle suda daha az renklenme ve tortu gözlenir.

Arıtma firması evdeki suyu ters osmoz cihazından geçirdiği için su içinde hiçbir mineral kalmamakta, saf su oluşmakta ve dolayısıyla demir elektrot çözünmediği için suda renklenme ve tortu gözlenmemektedir.

Demir elektrodun yerine bakır elektrot kullanılırsa mavi -yeşil renkli tortular, mangan elektrot kullanılırsa siyaha yakın renkli tortular oluşur.

Sonuç olarak bu renklenmeler tamamıyla elektroliz olayı sonucu suda çözünen elektrotların oluşturduğu renklerdir. Elektrotların konulduğu suyla elektrolizin oluşum hızı ve miktarı dışında ilgisi yoktur.
------------------------------------------------------------------------------------------
[Havada bakteri bulunur mu?]
Her atmosferik ortamda mutlaka bakteri bulunmaktadır. Bu nedenle ortam havaları A,B,C,D Class gibi sınıflara ayrılmaktadır.Ameliyathane ortamları en temiz ortam olmasına rağmen bu sınıf için bile izin verilen havadaki toplam bakteri adedi vardır.

--------------------------------------------------------------------------------------------

[Kalabak suyu karıştırılıyor mu?]
Kalabak su doğal kaynak suyudur. Su kaynaktan çıktığı haliyle saf ve temizdir. İlave hiçbir su karıştırılmamaktadır. Fiziksel bir işlem olarak, kaynaktan kopup gelebilecek bir takım mikron seviyesindeki maddeleri tutmak amacıyla filtrasyon yapılmaktadır.

Sağlık Bakanlığının çok sıkı yönetmelik hükümlerine göre üretim yapılmaktadır.

Kalabak suyu kaynaktan yeryüzüne ilk çıkış noktasından, şişeye doluma kadar olan süreç çok sıkı kontrol altındadır. Bu da halk sağlığı açısından bir risk taşımadığı güvencesini ortaya koyar.
----------------------------------------------------------------------------------------
[Pet yada damacana şişelerin dibinde görülen tortu ]
Suyun içerisinde yer altından çıkışında, kaynakta patojen bakteri olmaması şarttır. Ancak patojen (hastalık yapıcı) olmayan mezofilik aerobik bakteriler (toplam canlı) için İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliği ambalajlanmış sular için 37 °C’ de 1 mililitre suda 20 adete, 24 °C’ deki yapılan analiz için ise 1 mililitre suda 100 adete kadar izin vermektedir.

Ne var ki bu bakteriler ambalajın ağzı açıldığında o kadar hızlı artarlar ki 1 ml’ de 50 adet olan bakteri 29 ncu günün sonunda 1 ml’ de 40.000 adete ulaşmaktadır.

İşte üretim anında sıfır adet mezofilik aerobik bakteriyi sağlayamazsanız bu bakteriler hızla çoğalarak kendilerini üretimden 10-15 gün sonra tortu şeklinde gösterirler.

-------------------------------------------------------------------------------------------
[Pompada yeşillenme nedir?]

Su pompaları damacanadan suyu çekerek istenilen kaba suyun konulmasını sağlayan aparatlardır.
Bu işlemi atmosferik havayı emerek yapmaktadır. Dolayısıyla damacanaya takılı pompanın bulunduğu ortam ne kadar kirliyse, havadaki bakterilerden o ölçüde etkilenerek yeşillenme gerçekleşir.
Aynı konu sıcak-soğuk su sağlayan büromatik su dolaplarında da geçerlidir. Bunu engellemek için birçok firma belli periyotlarla bu kaplara ozon gazı vererek steril etmektedirler.

--------------------------------------------------------------------------------------------
[Suda kötü tat ve koku niçin olur?]
Suların tanımı kokusuz ve tatsızdır.

Su yeryüzüne çıktıktan sonra kokulu ortamda bulunmadıktan ve kirli bir yüzeye bulaşmadıktan sonra; yada suya konulduğu kaptan ve dışarıdan başka bir kirli su katılmadıktan sonra bu özellikleri değişmez, yine kokusuz ve tatsız kalırlar.

Ne var ki bunun kontrolü için özel bir cihaz olmayıp suyu oda sıcaklığına getirip, sigara içmeyen, parfüm kullanmayan, kokulu sabunla el yıkamayan, tadımdan en az 1-2 saat öncesinden itibaren çay, kahve içmemiş, aromalı ve yağlı gıdalar yememiş özel tadım eğitimi almış eksperlerce kontrol edilmektedir.

Ancak tüketiciler bu kurallara ve uygulamaların hiçbirine dikkat etmeden kötü tat ve koku aldıklarını beyan edebilmektedirler.

Sonradan şikayetli sularda eksperlerce yapılan kontrollerin %99’ undan fazla orandaki miktarları da tüketicilerin yanılgısını ortaya koymaktadır.

Dönüşümlü ambalajların (damacanalar) içerisine ne yazık ki bilinçsiz tüketicilerce konulan mazot, benzin, turşu gibi kalıcı koku veren sıvıların konması o kapları bir daha yıkansa bile kullanılamaz hale getirmektedir. Tespiti halinde bu şişeler üretimden kaldırılmaktadır.


-----------------------------------------------------------------------------------------
[Suyun sertliği nedir?]

Sertlik suyun içerisinde bulunan kalsiyum ve magnezyum iyonlarının sudaki diğer anyonlarla (bikarbonat, karbonat, sülfat, nitrat gibi) birleşerek oluşturduğu değerdir.
10 mg CaCO3/L = 1 Fransız Sertlik Derecesi’ dir.

Suyun sertliği bir hastalığı olmayan insan için hiçbir sorun oluşturmasa da, sert suların içimi hoş olmadığı için tüketicilerin büyük çoğunluğu içinde tercih edilmemektedir. Tamamen estetik bir kriter olup, değerlendirilmesi damak zevkine bağlıdır.

Ancak endüstride kullanımda hiçbir şekilde sertlik istenilen bir parametre değildir.

--------------------------------------------------------------------------------

[Suyun temiz olup olmaması nasıl anlaşılır?]
Suyun temiz olmasından ne kastedildiği önemlidir.

Mikrobiyolojik kirlilik kastediliyorsa, hiçbir patojen (hastalık yapıcı) bakteri en az 100 ml’ de test yapılmak şartıyla hiç bulunmamalıdır (sıfır adet).

Kimyasal açıdan ise İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliği’ nde belirtilen maksimum limitlerin altında olan su temiz sudur.

--------------------------------------------------------------------------------------------